Bu sabah beklediğimiz usta gelmeyince aradık, dün merdivenden düşüp belini incittiğini ve gelemeyeceğini biz sorunca söyledi. Yerine başka bir usta arkadaşını bulup göndermeye 'çalışacakmış.' Telefonu kapattık, birbirimize baktık: Mavi ekran! Necefli maşrapa! Ben diyeyim siz anlayın. Nedense buna ikimiz de inanamadık. Günahı boynumuza! Arefe günü, yerine usta bulmak? I-ıh! Çok zor!..
Özgür dellendi, kendine bir liste yaptı, giyindi çıktı.
İşimiz sadece boyamak olsa altından kalkarız aslında ama en üst katta oturduğumuzdan dolayı yatak odamızda rutubet problemi var. Dün, duvara monte devasa dolapları yerinden söktüğümüzde küçük dillerimizi yutacaktık. Resmen dolapların ardında yeni bir hayat başlamış da haberimiz yokmuş. Tahmin ediyorduk ama boyutunu bilemezdik. Neyse bu sayede o devasa dolaplardan da bu pislikten de kurtulacağız, buna seviniyorum. Ama terazi burcu, başak yükseleni olan ve mühendis bir koca bu işe kalkışırsa bizim halimiz ne olacak orasını henüz kestiremiyorum. Nalbura giderken rutubetin boyutlarını göstermek için çektiği fotoğrafları yazıcıdan çıktı alacaktı yahu! Sabahtan beri vıdı vıdı yapıyorum biraz daha seri olsun diye (canım tez ne yapayım), 'sen bu işi bitirene kadar allah bana sabır versin' diyorum, 'asıl ben bu işi bitirene kadar allah bana sana dayanma gücü versin' diyo hahahahah :)))
Gelişmelerle karşınızda olmaya devam edeceğim...:)
sabah kalkmisiz... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah kalkmisiz... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Ağustos 2012 Cumartesi
17 Ağustos 2012 Cuma
karmaşanın ortasında semizotu
Eşyalar üst üste. Cd'ler, kitaplar, giysiler kolilerin içinde tıkış tıkış. Oturmaya birer popoluk yeri zor buluyoruz. Çok zor bu işler. Neyse ki ben hayatımda (evet yanlış duymadınız) ilk kez kalkışıyorum. Kaldı ki bu bir tadilat değil sadece ev boyama! Böyle zamanlarda eşyalara daha da gıcık oluyorum.
Sabah alışverişe gittik Özgür'le, dönüşte sokağımızdaki dairelerden birini gösterdim. 'Bak, geçen hafta boştu bu daire, merakımdan aradım sordum. Kaç metrekare, fiyatı nedir diye. Kirası 1700'müş ama 135 metrekareymiş' dedim. Özgür önce 'oha!' dedi, sonra 'ah be! bizim de olsa' dedi. '135 m2 ev nasıl temizlenir ya!' dedim. Başladı hayâl kurmaya. 'Bir odasına şunu koyardık, bir odasına bunu koyardık...'
'İki kişiyiz, kapladığımız yer belli. Yazık değil mi bilmemkaç katımız büyüklükte bir evde oturup, kendimizden hariç kalan tüm alanı eşyayla doldurmaya?' dedim. Özgür sustu. :)
Biz dün akşam balkonumuzun mahsülü semizotlarını yedik hem... Üzerine sızma değil ayçiçek yağı gezdirdim, çocukluğumdaki gibi :)
16 Ağustos 2009 Pazar
Gerek mi var/Delirdim işte...*
Geçtiğimiz Aralık ayına kadar, pazarları bir başka olurdu. Klasiktir ama kızarmış ekmek ve kahve kokusuyla başlardı gün. Bu güzel kokulara kocamın jazz'lamaları eşlik ederdi. Sofrayı ben kurarsam o kaldırır, o kurarsa ben kaldırırdım. Bulaşık kapanın elinde kalırdı :) Yat yuvarlan, tavla oyna, müzik dinle, canın ne isterse onu yap. Ne güzeldi...
Bir ülkeden bir ülkeye taşınmak öyle çok kolay değil tabi.
Bir kere iki koca insan var ortada, işi gücü olması gereken. Zaman kriz zamanı iken, iş bulmak hiç kolay değilken... 8 ay geçti böyle. Ama en başında bi şarkı takılmıştı ayağımıza Nazan'dan. 'Bize bir şey olmaaz, bişeycik olmaaz, bunu unut bi keree!' Olmadı da. Şimdi son 3 hafta sonu kaldı böyle. Sıkıcı :)
Sıkıştırılmış zip dosyası bir koca sepet ütü var, yani o sepetten 3 sepet çıkar. Gece Kim Ki-Duk'dan Rüya'yı, sabah da Meryl Streep'li, Philip Seymour Hoffman'lı Şüphe'yi izledim. Keşke tersine sırayla izleseymişim, ağzımda daha güzel bir tat kalırmış. Karar verdim Kim Ki-Duk filmlerini seviyorum.
Bi gariplik var üzerimde bu aralar, boşlukta gibiyim. Hiçbir şey gelmiyor aklıma. Kötü değil ama güzel bir boşluk. Pozitif boşluk... ne demekse... Sersemledim.
*Garaj'ın çiçeği burnunda albümü 'Tepeden Tırnağa/ 'Sakinim' şarkısından bir satır
Bir ülkeden bir ülkeye taşınmak öyle çok kolay değil tabi.
Bir kere iki koca insan var ortada, işi gücü olması gereken. Zaman kriz zamanı iken, iş bulmak hiç kolay değilken... 8 ay geçti böyle. Ama en başında bi şarkı takılmıştı ayağımıza Nazan'dan. 'Bize bir şey olmaaz, bişeycik olmaaz, bunu unut bi keree!' Olmadı da. Şimdi son 3 hafta sonu kaldı böyle. Sıkıcı :)
Sıkıştırılmış zip dosyası bir koca sepet ütü var, yani o sepetten 3 sepet çıkar. Gece Kim Ki-Duk'dan Rüya'yı, sabah da Meryl Streep'li, Philip Seymour Hoffman'lı Şüphe'yi izledim. Keşke tersine sırayla izleseymişim, ağzımda daha güzel bir tat kalırmış. Karar verdim Kim Ki-Duk filmlerini seviyorum.
Bi gariplik var üzerimde bu aralar, boşlukta gibiyim. Hiçbir şey gelmiyor aklıma. Kötü değil ama güzel bir boşluk. Pozitif boşluk... ne demekse... Sersemledim.
*Garaj'ın çiçeği burnunda albümü 'Tepeden Tırnağa/ 'Sakinim' şarkısından bir satır
12 Mayıs 2009 Salı
Yaz geldi!
Fırıl taze semizotu dolu öğle yemeği kutumu kemirmeye başladı şu anda! İki sabahtır saat 6 buçuk olmadan uyanıveriyorum, keşke hep böyle olsa. Panik halinde değil de, sallana sallana hazırlanabilsem evden çıkmak için:) Farımı furumu sürüp. Yanıma o gün için kemirecek bir şeyler alabilip...
Hahaha yazarken bir boşvermek kelimesi geçti aklımdan, dur dedim bir şarkı bulayım şöyle içinde boşvermek geçen... Güne amaan diyerek başlayayım bugün ben, ama bulduğum tüm boşvermeli şarkılar erkeklerden boşvermek üzerine çıktı :))) Vazgeçtim!
Eh ben de insanım, her ne kadar ailenin soytarısı ünvanımı kimseye kaptırmadımsa da araya giren zamanda ucunu bıraktığım, puff dediğim ve yığılıp kaldığım günler oldu (en sonuncusu dün oldu galiba hahaha :) ama güç toplamam lazım yeniden, olmalı, olacak, istiyorum! Kal gelmesin, yaz gelsin!Yazayım gitsin... Yaz geçer dedi ya hani Murathan, yazayım geçsin.
Hahaha yazarken bir boşvermek kelimesi geçti aklımdan, dur dedim bir şarkı bulayım şöyle içinde boşvermek geçen... Güne amaan diyerek başlayayım bugün ben, ama bulduğum tüm boşvermeli şarkılar erkeklerden boşvermek üzerine çıktı :))) Vazgeçtim!
Eh ben de insanım, her ne kadar ailenin soytarısı ünvanımı kimseye kaptırmadımsa da araya giren zamanda ucunu bıraktığım, puff dediğim ve yığılıp kaldığım günler oldu (en sonuncusu dün oldu galiba hahaha :) ama güç toplamam lazım yeniden, olmalı, olacak, istiyorum! Kal gelmesin, yaz gelsin!Yazayım gitsin... Yaz geçer dedi ya hani Murathan, yazayım geçsin.
12 Ekim 2008 Pazar
11 Ekim 2008 Cumartesi
Hafta sonu çok erken başladı. Afedersiniz de, insan sabahın yedileri civarında mesanede bir baskıyla uyanınca uyuyamıyor bir daha yahu, en azından ben öyleydim bildim bileli. Şimdi durum eşime de sirayet etmiş durumda.
Bugün de yine sabahın yedisinde kalktık, kahveyi makineye koyduk, günümüz başladı. Cumartesilere bayılırım.
Hava raporları bugün Hamburg'un 18 derece ve güneşli olacağını (ve hatta bulutsuz-nasıl olacaksa) gösteriyorlar. Şöyle bir silkelenip geçen haftanın bunaltıcı ruh halinden çıkmak, güzel bir başlangıç yapmak için bir fırsat sanki.
İstanbul'dan döndüğümüzden beri hep de sıkıntı yoktu elbet güzel şeyler de oldu. Ama gelin görün ki benim ruh halim o güzel şeyleri de anlatmaya elverişli değildi pek.
Hele bugün de ortalığın tozunu bir atayım, sonra başlayacağım bir ucundan anlatmaya. Başlıklar birazcık ucundan söyle efenim:
* B5 ile buluşup tanıştık (süper ötesi güzel bir başlangıçtı:)
*Zertifikat Deutsch sınavını 'gut' dereceyle geçmişim
*Geçen cumartesi gecesi ani bir kararla Alsterdorfer Sporthalle'deki Tarkan konserine gittik (kürk fiyaskosunu da anlatmam gerek)
*Yeniden günlük tutmaya başladım
*Eskiden yapardık ya, yeniden ağaçlardan düşmüş yaprakları toplayıp onlardan albüm yapmaya karar verdim. Renkleri ve şekilleri o kadar güzel ki
*Yeni hayatıma girmiş bir çorbadan da bahsedeceğim, ben ona hamurlu çorba diyorum da mutlaka bir ismi vardır, bulurum.
*istanbul ve tatil günlerimi de hala anlatmadığımın farkındayım... (Yazının başındaki güzelliklerden de ayrıca bahsedeceğim)
Güzel bir hafta sonu diliyorum herkese!
12 Mart 2008 Çarşamba
Günaydin, hani demistim ya günes tam evin icine vurmuyor, bizim pencerenin önünü yalayip geciyor diye, bu sabah kalktigimizda durum degismisti! aaaaaaaaaaa! yasasiiinnnn!
(Yahu parantez acmaliyim, gün gelip de 'günese hasret kaldim' cümlesini kuracagim hic aklima gelmezdi)
Odanin bir kosesine kadar giriyor gunes, bu demektir ki dedim yazin daha da girecek yuppii!
Hani insan uyanir da bazen, nedensizce bir sarki takilir aklina sabah sabah, gece yatana kadar da oyle gider... Nedendir bilmem sevgili e$imin aklina bu sabah 'honki ponki tonino' takildi... Su ana kadar dinledik, izledik o güldü ben aglamak istedim. Yazmazsam catlarim...
iste sözleri
honki ponki tonino
çalına bimbo porino
muşi muşi popopo kozizo
çıkı çıkı şayne tikitak tok
demedim demedim
birşey demedim
derdimi kimselere söylemedim
hic bir anlami yok bu sozlerin
sadece rahatlamak icin soyledim
sen de mi ogrendin,
aferin haydi gel beraber soyleyelim
(Yahu parantez acmaliyim, gün gelip de 'günese hasret kaldim' cümlesini kuracagim hic aklima gelmezdi)
Odanin bir kosesine kadar giriyor gunes, bu demektir ki dedim yazin daha da girecek yuppii!
Hani insan uyanir da bazen, nedensizce bir sarki takilir aklina sabah sabah, gece yatana kadar da oyle gider... Nedendir bilmem sevgili e$imin aklina bu sabah 'honki ponki tonino' takildi... Su ana kadar dinledik, izledik o güldü ben aglamak istedim. Yazmazsam catlarim...
iste sözleri
honki ponki tonino
çalına bimbo porino
muşi muşi popopo kozizo
çıkı çıkı şayne tikitak tok
demedim demedim
birşey demedim
derdimi kimselere söylemedim
hic bir anlami yok bu sozlerin
sadece rahatlamak icin soyledim
sen de mi ogrendin,
aferin haydi gel beraber soyleyelim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

