Hayat amacı dediğin şeyin ucu kaçınca ya da onunla bağın zayıfladığında ya da o sana sormadan dönüşürken ve sen anlamaya çalışırken neyin neye dönüştüğünü, bu sancılar hep oluyor biliyorum. Geriye dönüp bakınca nedense elle tutabileceğim bir sonuç görmek istiyorum, göremeyince, zaman boşa geçmiş gibi bir yanılsamaya kapılıyorum. Boşa geçmedi elbet, geçer mi hiç? Ama bu duygu niye? Bu yüzden mi artık bebeğim olsun istiyorum? Bir halt yapamadım bari bebek yapayım mı diyorum? (Bu soruya evet cevabı vermiyor içim)
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Seçimin Eziyeti
Hayat amacı dediğin şeyin ucu kaçınca ya da onunla bağın zayıfladığında ya da o sana sormadan dönüşürken ve sen anlamaya çalışırken neyin neye dönüştüğünü, bu sancılar hep oluyor biliyorum. Geriye dönüp bakınca nedense elle tutabileceğim bir sonuç görmek istiyorum, göremeyince, zaman boşa geçmiş gibi bir yanılsamaya kapılıyorum. Boşa geçmedi elbet, geçer mi hiç? Ama bu duygu niye? Bu yüzden mi artık bebeğim olsun istiyorum? Bir halt yapamadım bari bebek yapayım mı diyorum? (Bu soruya evet cevabı vermiyor içim)
12 Ekim 2008 Pazar
Şu güzelliğe bakın...
Bu muhteşem ve kıpkırmızı sonbahar dalını eşim getirmiş bana. Hemen fotoğrafını çekmek istedim, hiç unutmamak için güzelliğini...
Yanındaki çerçevede duran o mahcup kız da benim :)
Bugün de parklarda gezdik dolaştık, çok yaprak topladık.
Buraları kar altında görmek henüz kısmet olmadı, bu yüzden fikir belirtemeyeceğim ama yazın hiçbir halt olmadığını biliyorum. Hamburg'a gelip gezmek isteyenlerin ilkbahar ve sonbahar aylarını tercih etmelerini naçizane tavsiye ediyorum.

9 Mart 2008 Pazar
Dünkü bisiklet antrenmanimizi evimizin yakinlarindaki bir 'yaslilar evi'nin kocaman bahcesinde yaptik. Calismamiz sirasinda bir ara, ani bir fren yapmam gerektigini dü$ündüm ve sol diz kapagimi sertce bisikletin ön tarafina carptim (aslinda kaba tabir gecirdim desem, durumu daha iyi ifade edebilir).
O anda canim cok yanmasina ragmen, 2-3 dakika sonra hic bir $eycigim kalmamisti cünkü ille de devam etmek istiyordum. Cünkü artik bisikleti, esimin arkamdan ittirmesine gerek kalmadan kaldirabiliyor, durmak istedigim zaman sorunsuz durabiliyor hatta sol ya da sag taraftaki sokaga bile sapabiliyordum.
Yarim saat ya da kirk dakika kadar daha calistiktan sonra, markete gittik biraz alisveris yaptik (cünkü pazar günü her yer kapali) ve eve döndük. Binadan iceri girip merdivenleri cikma sirasi geldiginde diz kapagimin harap durumda oldugunu anladim cünkü dizimi bükmem gereken zamanlarda (mesela merdiven cikarken) coook fena canim yaniyordu.
Eve girdik ama bir yere carpilan dize ne yapilir bilemedik. Carpmanin üzerinden zaman gecmisti, buz koymali miydik acaba? Ya da sicak mi tutmaliydik... Demek hala teknolojinin kölesi olmami$iz mi demeliyim, sapsalligimiz mi tuttu demeliyim bilmiyorum ama en basit carelerden biri olan google'dan aratip ne yapilacagini bulmayi da akil edemedik. :)
Neyse... Gecer dedim :)
Aksam burada SIK gorustugumuz arkadaslarimiz aradi, daha önce sözünü ettigim müstesna eglence semtimiz (!) Reeperbahn'da Mandarin denen bir bar var imis, orada da gece güzeel bir program var imi$ duyduk ki... Aslinda dizim yüzünden disari cikacak, yürüyecek ve yahut dans edecek bir durumda degildim ama sonra iyi gelir bosveerr dedik ve ciktik.
Romanlardan olusan bir muzik grubu ve Goran Bregovic'in olan ya da olmayan bir yigin balkan roman muzikleri... Sahne ve atmosfer asagidaki gibiydi.


Türk de cok vardi ama türk olmayan da cok vardi, buna ragmen insanlar bir güzel eglendi anlatamam. Sanirim organizasyonu yapan da bir türkmüs, bu nedenle program bittikten sonra oynak türk $arkilari calmaya basladi. Mesela mi?
:)
Bir tas attim pencereye tih deedi, anasi cikti kizim evde yooh dedi voayy voayy (ibo'dan)
Davut Güloglu'ndan Ne oldi sagaa ne oldi boyle nerde eski tas firin erkegi, bir anda oldun light erkegi :))
Sonra, cakkidiydi, sezendi derken off ne geceydi dedirtecek bir gece oldu. Tabi baslarda dizim daha kotu olmasin diye kendimi uzun süre tutan ben, belli bir yerden sonra amaan diyerek kendimi piste attim. Güzeldi, puhhh! :)
26 Şubat 2008 Salı
5 Şubat 2008 Salı
$imdi yine ilginc bir $ey anlatacagim, tam ev dönüs yolunu bitirdim son i$iklari gecip bizim sokaga girecegim, sol taraftaki caddenin i$iklarindan benim oldugum tarafa dogru bir güvercin geciyor, hahahah! ayy hala gülüyorum hatirladikca :)
E be güzelim ezileceksin, ne zorun var, ucsana diyorum icimden, bir-iki saniye sonra fotograflamak geldi aklima. Yalniz fotografin icinde güvercini aramak zorunda kalacaginiz icin üzgünüm...
Eger daha fazla yaklasmaya ve daha iyi bir fotograf cikarmaya cali$saydim ya ku$ karsiya gecmi$ olacakti ve ben gec kalacaktim, ya da beni farkedip havalanacakti ve size bu ani gösteremeyecektim... Ben de bulundugum noktadan cektim fotografi, hahahah $una baksaniza... Bir de nasil agirdan geciyordu nazli nazli :)))
Ben simdi yürüyüse cikiyorum, dönünce de tibet egzersizlerimi yapacagim, sonra da güzel bir banyo.
Dünden patlican kebabimiz var oh ne guzel... Bu tip yemekler bir gün dinlenince daha lezzetli oluyor.
$imdilik ho$cakalin anacim!
22 Ocak 2008 Salı
Tüh burada yine kendim takilmi$im gözüme :p
Ne ha$metli bir gölgeee!
Kumrular nasil ama...
Alttaki fotoda yerdeki su birikintisinin üzerine yansiyan tren geci$ine dikkatinizi $eederim:)
I$te buraya geldigimden beri ko$tugum yürüdügüm yollar $ekerler, artik cok degisik doga olaylari olmadikca buralardan yeni fotolar koymam, hemen hemen her yerini size göstermi$ oldum :)
Bugün hava güne$li ve cok güzeldi;
bunu firsat bilip kurstan döner dönmez, cantami atip makinami kapip sokaga ciktim. Yahu ne garip, insanin makinasi yokken ya da yaninda degilken daha bir fotografik bakacagi tutuyor, ya da etrafta daha cok fotografi cekilesi seyler oluyor, ama makina alip cikinca cekicek sey bulunmuyor. Neyse bu ara nameden sonra, bugünün fotolarina gecebilirim. Gözüme takilanlar :)) Yahu kar yagsin artik be ya!
Bir cocuk yuvasinin önünden geciyordum. Agactaki iki kizi görmü$sünüzdür. Hem konu$up, hem agaca tirmanip hem de bahcedeki arkada$larina laf yeti$tiriyorlardi :) Bununla da kalmiyorlar, hava 3 derece de olsa, üstleri giydiriliyor ve hepsi bahceye cikariliyorlar. Bahcede ister agaclarin tepesinde, ister tozun topragin icinde bata cika oynuyorlar. Ögretmenleri de onlarla birlikte topragin üstünde oturuyor, ellerini camura buluyor. Istanbul'da cocuklarin agaca sadece uzaktan baktiklarini bunu da ancak piknige gittiklerinde yapabildiklerini dü$ününce bir ah cektim...
Bu martilar pek tatlilardi, onlara oldukca yakla$mi$ olmama ragmen hic kipirdamadilar :)
Bu görüntü de cok ho$uma gitti, kilisenin kulesinin ön yüzündeki saatli bölüm, fotografta cok net görülemese de altin gibi bir malzemeden. Ve güne$in altinda öyle güzel parliyordu ki... Hatta suya vuran aksi bile altin yaldiz gibiydi, cekmeden duramadim :)
Güne$li olduguna bakmayin, deli gibi soguktu yine. Bu alttaki fotograftan sonra ü$ümekten geberdim, cünkü gölün dibine gelince bizim bogaz gibi oluverdi birden, cok serin ve rüzgarli...
Sanki bu fotografa alttan yukari dogru baksaniz tepede ayasofyayi görecekmi$siniz gibi di mi? :p Hamburg'u bu yüzden cok sevdim iste, martisi da iyot kokusu da her gün benimle...
20 Ocak 2008 Pazar
14 Ocak 2008 Pazartesi
REEPERBAHN
Bu arada gectigimiz Cuma aksami, e$im ve bendeniz Reeperbahn'da idik.
Reeperbahn buralarin -nasil desem- Beyoglu'su. Ama Beyoglu buranin yaninda cok hanim hanimcik kalir. Amsterdam'a gitmedim ama gördügüm fotograflarini düsündügümde oralara daha cok benzedigini tahmin ediyorum. :)
Hamburg'un bir liman kenti olmasiyla da ilgili tabi. Reeperbahn gibi yer olu$mu$ bu sebeple. Bilindigi gibi liman kentlerinde uzun zamanini denizde geciren ki$ilerin, karaya ayak bastiklarinda kendilerini iyi hissedecekleri imkanlari bir arada sunan bir yer, cadde, bulvarm, öyle bir yer i$te.
Upuzun bir cadde sagli sollu neonlar, isikli tabelalar, cafe'ler, barlar, kö$elerde hanim ablalar, her cinsiyetten insanlar, sex filmleri gösteren ya da sex oyuncaklari satan dükkanlar, striptiz mekanlari... Bazi sokaklar bodrum'daki barlar sokaginin eski hali gibi ama infilak etmek üzere, o kadar kalabalik ve bu nedenle o kadar sicak ki (barlarin önünde yapilan ate$ gösterilerinin de etkisiyle) insanlarin cogu t-shirtler ve askili bluzlarla geziyor, genc kizlarin cogunda yok denecek kadar minicik etekler. Yani tam cilginligin dibe vuruldugu, eglencenin sinir tanimadigi bir yer.
Söz ettigim bu yerler ve etkinlikler haricinde caddenin daha ba$ kisimlarinda sakin ve guzel cafe&restaurant'lar ve cok guzel opera ve tiyatro binalari da var.
Buralara gelen olursa, gezdiririm söz ;)
Biliyorum fotograf koymadan SIKICI oluyor ama az kaldi, sabir edin, umuyorum bir hafta sonra fotograf koymaya ba$layacagim :)
Makinamin gelecegi günü sabirsizlikla bekliyorum, bakin neler cekecegim :)
14 Aralık 2007 Cuma
Bu Aralar
Bir tembellik geldi ustume sormayin. Yeni sinifta zorlanmaya ba$ladim. Eski sinifta kafasi basmayanlarin arasinda, 'en cali$kan' olmak kolaydi tabi :) $imdi de en caliskanim ama kasmaya ba$ladi acikcasi. Gecmi$ zamani ogreniyoruz bu aralar... Okul harici pek de kitap actigim yok.
Yahu insan ya$ aldikca nasil da metabolizmasi huyu suyu degi$iyor, bu gunlerde $a$kinlikla bunu gözlemliyorum kendimde.
Bazen bir gün önceden uykumu iyi alamadiysam ogle uykusu yapiyorum. 2-3 saat. Ama sonra gece mümkün degil uyuyamiyorum. Eskiden günün hangi saati ne icmis yemis olursam olayim, ne kadar uyumu$ olursam olayim, ba$im daha yastiga yakla$irken bendeniz uykuya gecerdim. $imdi ne mümkün :) Belki buralarin kahveleri de pek yaramiyor bana, ondandir :)
Buralar dedim de christmas zamani ya, her yer pek bir $enlikli, pek rengarenk, pek i$il i$il harika yani :)
Herkesin yüzünde aptal bir gülümseme, ko$turup duruyorlar, hediyeler, paketler, falan filan :) Sokaklarda dola$irken evlerin pencerelerine, nasil süsleyip püsleyip i$iklandirdiklarina bakarken ya boka basiyorum, ya takilip tökezliyorum :) Boka basiyorum dedim ya, yahu bunlar hic köpek gezdirirken hayvanin kakasini temizleme gibi bir huya sahip degiller, olani var da cok az... Eger yere bakarak yürümezseniz her gün eve ayaginizin alti kakali dönebilirsiniz :)
Havalar cok soguk, ben bile ü$üyorum anlayin artik. Kar yagsin diye bekledim, $u aralar ortaligin havasina cok uygun olurdu ama malesef yagmadi. Belki önümüzdeki günlerde yagar.
Asagiya buralarin noel pazarlarindan ve sehirden güzel bir kac foto koyayim
Burasi $ehir merkezindeki noel pazarinin uzaktan görüntüsü:

Bu biraz daha yakindan görüntüsü :)

Bu daha da yakinda görüntüsü :)
Bu da en yakindan görüntüsü :)
Bu da artik weihnacht öncesinin, pazar yerlerinin vazgecilmez ickisi :)

Bu bizim sicak $arap dedigimiz icecekleri satin alirken, bardagi icin de bir ucret kesiyorlar, depozito yani. Bardagi evine götürmeye karar verirsen parani geri alamiyorsun :)
Bar masasi gibi yüksek masalar oluyor bunlarin satildigi tezgahlarin önünde, e$in dostunla bu masalarin ba$inda dikilip sohbet muhabbet sicak $arabini yudumlamak pek bi zevkli oluyor :)
I$te böyleee :)

