10 Mart 2010 Çarşamba

Keko... 8 yaşında. Yerle bir olmuş evinin enkazı üstüne yığılmış, alamıyorlar oradan. Balon uzatıyorlar. Sana şunu alayım mı? ses yok... Sana şunu yapayım mı? Ses yok...
Sonra söküp aldılar onu o enkazdan. Kucaklayıp götürmek istediler oradan. Ağladı ama ne ağlamak... Evime gideceğim diye bağırdı. 'E ama hani oyun oynayacaktık' dedi onu alan abla. 'Evimde oynarım' dedi ağlayarak. Ama evi yok ki...
'Senin evin artık burası' dedi onu alan abla, kesin bir dille 'hayır' dedi bizimki...
Kalbim paramparça oldu. Çok üzüldüm. Çok... Tüm kalbimle acılarını paylaşıyorum ve yaralarını çarçabuk sarsınlar diye dua ediyorum onlar için.

Bizim ülkemiz ne hareketli, ne çok şey olan bir ülke. Hani gündelik haberlere, gelişmelere göre blog yazacak olsak, parmaklarımızın durmaksızın çalışması gerekecek gibi...

Kendimi örgüye nakışa verdim bu ara, çok daha huzurlu... Akşamları mumları tütsüleri yakıp oturuyorum işlerimin başına. Tıngır mıngır bir müzik ya da tv oluyor fonda. Şu yetti dedirten depresif havaların artık bitmesini, güneşin açmasını sabırsızlıkla bekliyorum. 100 litre toprak, tohumlar, fideler ekilmeyi, dikilmeyi bekliyorlar. Terasımız ilgi bekliyor bizden. Ben temizliyorum, çamurlu yağmur yağıyor, ben temizliyorum çamurlu yağmur yağıyor. Puf! Havalar değişse de benim de havam değişse... Pilates yapıyorum haftada 3 gün. Bakıyorum kendime de elim ayağım hiç boş durmuyor. Bir acele bir telaş, zaman kaçıyor gibi sanki, her şeyi birden yapmaya çalışıyorum. Ben yazı özledim. Hı-hı evet, özlemişim.

1 yorum:

Gamlı Baykuş dedi ki...

dün akşam Keko beni de çok yaraladı. İnsanlığımdan utandım, çaresizlikten içim acıdı. 6.0'la evleri yıkılan,bir sürü vatandaşını kurban veren bir ülkenin vatandaşı olmaktan utandım. Çaresizlik içmi kavurdu. Onlar öyle çadırlarda sürünürken, kendi sıcak evimde oturmaktan utandım, akşam yediğim yemek boğazımda kaldı. Sihirli güçlerim olsaydı da Keko'ya yardım edebilseydim dedim. Ben de kendimi el işine verdim, kafam dağılsın diye ama bu aralar hayat ne fena, ayakta kalmaya çalıştıkça habire vurup duruyor.Yazdan geçtim bahar bile gelse, bu depresif olma hali, kozmik sıkıntı geçse.