16 Mart 2009 Pazartesi

Fırıl yanımda yatıyor şu anda, ters dönmüş bir kaplumbağa gibi, ve rüya görüyor hehehe çok komik canım benim. Galiba rüyasında su içiyor :))

*

Issız Adam'ı izledim hafta sonu, ortalığın biraz durulmasını beklemek istemiştim. Sevişme ve benzeri sahneleri felaket/çok acemice vs.. ama off ne güzeldi yahu! İçinden aşk geçen her şeyi seviyorum ben. İnsanlar nesine ağladılar bu filmin diye kendime sorarken, o sahne! Off o sahne! Neyse yazmayayım, belki izlememiş olanlar vardır :)

Anlamazdın anlamaaazdııın / Kadere de inanmaazdııın / Hani sen acı veren kalpsizlerden olamaaazdııınn?!...

*

Artık havalar güzelleşse de diyorum, kendimi sahillere atsam. Cumartesi günkü girişimim havanın simsiyah olması nedeniyle eve doğru geri geri koşmamla sonuçlandı, yine de eve 200 metre kala yakalandığım yağmurdan iliklerime kadar ıslanmadan eve yetişebilmem mümkün olmadı. İstanbul'da yağmurda koşmak ne zor, ne çetin mesele :) Koşulacak yere varana kadar mevsim değişiyor :p
Barajlar dolmuş artık, artık suyu dikkatli kullanmamıza gerenk kalmadı keh keh! Şakaaaaaa! :)))

*

Elimde, cebimde, çantamda benimle sürünen iki kitabın biri geçen hafta, diğeri de bugün bitti. Ve şimdi Elif Şafak'ın Aşk'ına başlıyorum.

2009 yılı için kendime hazırladığım yapılacaklar/yapılmayacaklar listesinde bu sene hiç yeni kitap almamak, bütün sene alınmış ve henüz okunmamış olanlari bitirmek maddesi vardı. Tabi ki bazı yazarlar istisna idi, Elif Şafak gibi :)
Bu arada bir de dayanamayıp öykülerine bayıldığım Ayfer Tunç'un yeni ve ilk romanı 'Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi'ni aldım. Söz başka da kitap almak yok bu sene. Şimdi ilk hedef bu iki roman, ileriii!

*

Etkinliklere devam tabi... Anlatmış mıydım hatırlamıyorum ama yazamadığım zamanlarda (Sanırım ilk ve son etkinliğim olarak Aydın Teker'in Hars'ından söz etmiştim) Sarp Maden ve Mirkelam konserlerine, Aşura tiyatro oyununa, Onlar diye bir dans gösterisine, ve Berkun Oya'nın yazıp sahnelediği Bayrak oyununa gittim.

Bunları da ayrıca yazabilirim bir ara umarım. Ama hiçbirini yazamasam, Berkun Oya'nın oyunuyla ilgili bir dedikodu yapmam lazım en kısa zamanda, yapmazsam çatlarım :))

(Ben bu satırları yazarken Fırıl koptu yahu, şu an rüyasında ne gördüğünü çıkaramıyorum, dansöz gibi kıvırıyor ellerini ayaklarını hahahaha! :)

*

İstanbul çok güzelsin yahu... Her halinle hem de :)

...

7 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

çok mutlusun bu beni sevindiriyor..

zeynep dedi ki...

Sen İstanbul'a yakışıyorsun Demetim ne yalan söyleyeyim.

Demet dedi ki...

Kıymet'ciğim mutluyum sahi, senin buna sevinmen de beni ayrıca mutlu etti ;)

Zeynep, di mi yani? Hihih :p :))

Tijen dedi ki...

Ben asıl Fırıl'ı merak ettim Demet'ciğim. Rüyasında ne gördüğünü falan. Boşuna kitap almama sözü verme kendine, vallahi tutulmuyor o sözler, iş kitaba gelince!

Demet dedi ki...

Ilkinde su ictigi cok belli oluyordu da, ikincisinde cok komikti, bir disi kedi gibiydi, cozemedim. Uyanikken bastirdigi duygularini aciga cikariyordu herhalde :p hihihi!

Kitap almama kararimi aslinda, alip da hala okuyamadigim kitaplara sira gelsin diye almistim. Basarili da oldum, yilin bu zamanina kadar 2-3 kitapta kalmis olmam da bir basari :)
istisnalarin hakkini sakli tutuyorum yine de;)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben de eski kitapları bitirmeden yeni kitap almayacağıma söz vermiştim. Fakat her zamanki gibi bu konuda sözümü tutamadım ve Elif Şafak, Ayfer Tunç'la kalmayıp çok ama çok kitap aldım :) Pişman değilim :)Şimdi olsa yine alırım :)

yaban dedi ki...

mrrr, ne guzel anlatiyorsun, suruneyim bana da bulassin senin enerjin.,, ben de bir suru etkinlik ve kosusturmaca istiyorum hayatimda,,
-
bir de kendime verdigim sozleri tutabilmeyi,,