5 Temmuz 2008 Cumartesi

Sofrayi hazirlarken hic üsenmiyorum elime makasi alip yemek pecetelerini ikiye bölüyorum... Böylelikle carsaf büyüklügündeki bir pecete 2,5-3 santimlik bir agiz icin heba olmuyor ve iki kisinin isini görüyor...

Soganlari (ve dahi her seyi) elimle dogruyorum, dograrken aglamak mesele degil. Hatta söyle ilginc seyler yasamama sebep oluyor zaman zaman. (bazen kendimi babam ve oglumda Sadik'in oglu rolündeki ufaklik gibi hissediyorum) Kapinin önünde dörtlülerini yakmis bir polis arabasi görüyorum tam o anda, gözlerim aglamaktan kan canagi gibi olmus iken... Ve kesme tahtasi üstündeki soganlari bir türlü tencereye dökmeye cesaret edemiyorum polis arabasi gidene kadar... Polisler kapiyi calip da bir sey sormak isterler sonra beni öyle görüp ne oldu derler de derdimi anlatamam diye... offf!

Limonlugum var minicik hic yer kaplamayan kaselerin icine bile atilabilecek kadar kücük, limonlari da elimle sIkIyorum.

Blender'im yok, tel süzgecim var. Süzme mercimek corbasi ya da benzeri seyleri tahta kasik yardimiyla koluma kuvvet hazirliyorum, pek de güzel oluyorlar. Patatesi de elime catali alip öyle püre yapiyorum. Cok daha pufidik oluyor.

Kalori yakmak icin ille de yürümek kosmak sart degil hem daha az esyali bir mutfaginiz olsun, hem siz daha cok hareket edin... En güzeli!

19 yorum:

funda dedi ki...

aslında anneannem hatta annem de senin yaptığın gibi yapardı demet çok mutlu ve sağlıklıydılar. ben de eski usulleri yaşamaya ve yaşatmaya gayret ediyorum aslında çok daha keyifli oluyor böylesi. bulaşıkları bile elimde yıkamayı çok seviyorum suya daha fazla dokunarak kapkacağın daha çok temizlendiğini. benim daha çok temizlendiğimi düşünüyorum.

Tijen dedi ki...

Ben gelirim birlikte kurabiye yer çay içeriz olur mu? Dostlarının yerini tutabilir miyim bilmem ama...

nilly dedi ki...

Bendemerakla bekledim konu nereye baglanacak diye. Bende o saydiklarini o sekilde yapiyorum ama gram vermedim :)))

ayçobanı dedi ki...

Demet yaa ben de kesiyorum o kocaman carsaf gibi peceteleri bazen :) Yalniz olmadigima cok sevindim!!

Demet dedi ki...

Funda, bulasiklari elde yikamayi ben de cok seviyorum ve mumkun oldugunca az bulasik cikarmaya calisiyorum evde :)

Sevgili Tijen, sagol... Hamburg'a bekleniyorsun :)

Nilly harcadigimizin fazlasini yersek vermek zaten mumkun degil hihihihi! :)))

Ayca, ayni hissi ben de yasadim simdi. Yalniz olmamak ne guzel! :)

yaban dedi ki...

ben burada thoreau tadi aliyorum,,,, :)

Sanem'in Penceresi dedi ki...

Merhaba Demet,
O kocaman peçetelerden bende de var. Desenlerine tututlup almıştım zamanında. Üzerinde dumanı tüten bir neskafe fincanı var mesela birinde. Diğerinin üstünde de minik-ahşap mutfak eşyaları var. Ama gel gör ki, çok büyük ve kalın geliyor gözüme benim de. Çareyi ince düz-beyaz peçetelerden almakta buldum. Arık gelenlere onları çıkartıyorum. Hem gerçekten iş görüyor, hem de fiyatları daha uygun :))
Sevgiler

un4tunately dedi ki...

ay ben de çok özendim şimdi yaa... bi mutfağım olsun da hepsini deneyeyim :))

Zehra dedi ki...

Sevgili Demet...sayfanı yeni keşfettim,bende seninle aynı sınırlarda memleket ve sıcak dostlukların özlemi ile günlerini geçiren bir gurbet kuşu misaliym...
Yazıların okundukça okunası geliyor,iyiki seni keşfetmişim, sevgilerimle...

Zehra

Demet dedi ki...

Yabanim, sen agzinin tadini biliyorsun :p
:))

Sanem hosgeldin :) Dedigin dogru aslinda. Nedense pek karsima cikmadi öyle ince beyaz pecetelerden hepsi carsaf gibi. Daha dikkatli bakinayim :)

Un4'cugum dene dene zevkli valla,eski sistem mutfak aliskanliklari insana kendini iyi hissettiriyor. Hem o aletlerin temizligi daha da zor degil mi ya? :)

Zehra sen de hosgeldin ve güzel sözlerin icin cok tesekkürler! :)

un4tunately dedi ki...

ayyyhhh o yeni aletlerin yıkanması işinden ben de şikayetçiyim, ne zor yıkanıyorlar ya :p

B5 dedi ki...

Seni Aycobanindan buldum : )
Buraya geldim, sonra baktim kim bu Thoreau'dan, tango'dan, Istanbul'dan bahsediyor diye :)) Pek basima gelmedi senelerdir boyle seylerden konusup da bunu Turkce soyleyen Hamburg'da.
Hamburg evimi cok ozledim. Simdilik Frenkistan'dayim. Is bitince donecegim(z).
Kosu yaptigin yer benim dans ettigim yerin yakinina cok benziyor.
Merhaba : )

Demet dedi ki...

un4 at hepsini elde hallet, ciddiyim! ;)

Demet dedi ki...

B5 Merhaba! :)
Son günlerimin en heyecan verici ve güzel haberi. Hem sen Paul Auster'i da seviyormussun ve Shakespeare'i de, yasasin! :)
Ben tango yapamadim henüz burada, kismet olamadi...
isin cabuk bitse de ho$ gelsen buralara desem? :))

B5 dedi ki...

Hahaha :) Simdi gene geldim ben de "Auster'da seviyormussun" diye yazmak icin-
ve yazini gordum :)

Ayca'ya yazmam gerek.
Aslinda Agustos'ta donuyorduk esimle ama Paris boyle iste. Bir ay daha surecek Eylul'de oradayiz!(Umarim).

Tango unuttum ben. Ders icin kesif yapmistim ilk sene Hamburg'da. Rezaletimsi, pek izbe yerler vardi. Hayal kirikligim kisa surdu. Buldum bir yerler. Haftanin bes gunu derse gidiyorum orada. Paris'te de su an buldum bir yer ama cok daha pahali. Haftada tek gun gidebiliyorum. Meksika ulusaldan Fransiz bir hoca canimizi cikariyor klasik dansta :P.

Neyse:). Ben de heyecanlandim simdi ve cok memnun oldum Demet :)


ps: Su an Sinema Festivali var burada onun son gunlerine yetismeye calisiyorum. Kactim!

Demet dedi ki...

Süper! Eylül'de gel o zaman. Cok memnun oldum! :)

Hayat Bir Dejavu dedi ki...

20 ügn sonra evleniyorum ve mutfağıma hiç elektronik eşya almadım. Annem ve kayınvalidem bi sürü verdiler çünkü :( sadece tost makinesi ile porselen su ısıtıcısı almıştım.
ama düşünüyorum da mutfakta pratik hale geldikten sonra bunları birilerine armağan edebilirim. Evet belki onlara büyük bir kötülük yapmış olacağım ama aklıma başka bir çare gelmiyor!

Demet dedi ki...

Hayat Bir Dejavu, insan önceleri bazı eşyalar için heveslenebiliyor ama bir süre sonra inan, daha boş ve ferah bir mutfakta ellerini kullanarak yaptığın şeylerle çok daha keyifli ve özgür olduğunu anlıyorsun. Modern hayat bizleri hareketsizleştirmeye çalışıyor fakat bedenlerimizin tasarımı buna göre değil, sırf bunun için bile direnmek lazım. Bu arada hoşgeldin :)

Demet dedi ki...

Bu arada ben senin bloguna gelmek istedim, kapıdan giremedim neden kii :)