17 Haziran 2008 Salı

Laktoz Intoleransi konusunda bir seyler karalayayim dedim, ayrica gidip görüstügüm beslenme uzmanindan aldigim bilgileri de buraya sereyim, belki birilerinin isine yarar...

Öncelikle belirteyim, genel olarak nedenini anlayamadiginiz bir siskinlik haliniz varsa (sanki hep gaziniz varmis gibi, ya da göbeciginiz ger ger geriniyormus gibi) ve bundan rahatsizlik duyuyorsaniz, bazen 'bu gaz sancisidir' dediginiz ama gaz sancisini askin kramplar yasiyorsaniz ve hatta bu yüzden kendinizi yataklara atasiniz geliyorsa hemen bir doktora gidin.
Doktor size panik atak ya da benzeri psikolojik bir rahatsizligin teshisini koymaya kalkip bir de psikiyatr'a yönlendirmeye kalkarsa ona deyin ki 'bende laktoz duyarligi' olabilir, bir test yapalim mi?'

hihih! :) böyle deyin, gercekten!

Laktoz intoleransi daha önce de kisaca söz ettigim gibi, sütün icindeki seker olan laktozun vücutta laktaz enzimi eksikligi nedeniyle parcalanamamasi ve insanin icinde patlamasi durumu.

Süt deyip gecmeyin nelerin icinde var az cok biliriz, ve hatta hic aklimiza gelmeyecek ürünlerin de icinde oldugunu bu duyarliga sahip oldugumuzu anlayinca carcabuk ögreniriz.

Süt ve onunla yapilan ya da onun kullanildigi her sey... Süt, peynir, yogurt, krema, karamelli bonbonlar, krakerler, kekler, bisküviler, hemen hemen tüm pastane ürünleri, dondurma, tereyagi, cikolata, nutella, kruvasanlar ve kisaca yapiminda süt, süt tozu ya da peynir alti suyu dedikleri maddelerin kullanildigi her sey... Bunlarin haricinde hazir corbalar, konserve olarak satilan meyva ya da sebzeler, hazir salata soslari, ve piyasada ... fit ürünleri adi altinda satilan kahvaltilik gevrekler...

Böyle bakildiginda tablo ic karartici gözüküyor ama aslinda hic de öyle degil.

Ben aslinda bu yolla, zaten yemem gerekmeyen ama oburluktan uzak duramadigim bir cok zararli seyden kendimi siyirma bahanesi bulmus oldum.
Ve bu yolla 'bir gün' zaten tümden birakmak istedigim süt ve ürünlerini de hayatimdan cikarmis oldum.

Beslenme uzmani bana sordu; bir gününüz nasil gecer? Günde kac kez ve neler yersiniz? dedi.
Benim verdigim cevaplar onu, onun verdigi tepkiler beni memnun etti... Ben cok saglikli besleniyormusum. Hatta yanlis yönlendirmeler yüzünden takviye olarak aldigim B Komplex vitaminini bile fazladan aliyormusun, bunu ögrendim.

Merak eden olursa günüm söyle gecer:

Uyaninca ilik bir bardak suya limon sikar, bal ve tarcin ekler icerim.
Yaklasik 15-20 dakika sonra bir (ya da iki) dilim kizarmis tam tahilli tost ekmegine buralarda satilan vejetaryen ekmek üstü sürmeliklerinden sürer ve üzerine evde o anda bulunanlardan ne varsa secip koyarim (örnek, domates, salatalik, avokado, maydanoz, taze nane, dereotu vs..) yaninda bir bardak portakal ya da elma suyu icerim.

Ögle yemegim hic sasmaz, bir kase kuru meyvalar ve yemislerle tatlandirilmis müslidir. Bunu da eskiden sütle yerdim simdi soya sütü ya da meyva suyu kullaniyorum.
Marketten baz müsli aliyorum, icine keten tohumu, susam, ceviz, badem, kuru erik, kayisi, kuru elma, kuru üzüm gibi seceneklerden diledigimi ekliyorum.

Aksam yemeklerimizde ise sebze yemekleri, pilav ya da makarna cesitleri oluyor.

Aralarda da icim ezilirse elma ya da muz...

***

Gelelim beslenme uzmaninin önerilerine:

Aslinda onun önerdigi, bana verdigi listelerde bulunan hangi üründe ne kadar laktoz var bilgileri dogrultusunda her gün tüm yediklerimi yazmak suretiyle bir deneme süreci gecirmem. Tabi bu deneme sürecinde 'denedigim' ürünlere belli bir zaman taniyip bünyemde nagatif anlamda her hangi bir etkisi olup olmadigina da dikkat etmem gerekiyor.
Mesela ikiser gün aralikla az miktarda peynir yiyip ya da süt icip ya da dondurma yiyip (sadece iclerinden bir cesit) bir süre kendimi dinlemem gerekiyor.
Ama bende böyle komplike bir isle ugrasacak sabir olmadigindan, kisa yolda canimi sIkacak seyleri agzima koymuyorum oluyor bitiyor.
Ama size bir sey söyleyeyim mi, agzima koymamaya basladigim günden beri öyle iyi hissediyorum ki kendimi.

Sansliyim ki buralar hayvanlari yemeyenleri de düsünüyor, laktoz duyarligi olanlari da düsünüyor, ürün yelpazesi cok genis ve damak tadindan mahrum olmak diye bir sey yok...

Bir sonraki yazinin konusu süt ürünleri ve icinde laktoz bulunan diger gidalarin hangisinde ne kadar laktoz degeri bulundugu ve markette ürün secerken hangi anahtar kelimelere dikkat etmemiz gerektigi olacak :)

6 yorum:

zeynep dedi ki...

Şekerim öncelikle çok geçmiş olsun. Kendini iyi hissetmene çok sevindim. Beslenmeyle ilgili yazdıklarını okuyunca ise gözlerim pörtledi. Neler yiyorsun kız sen öyle? Dişi Osman Müftüoğlu olmuşsun vallahi :)
Hiç bana göre değil, ben dünyanın tüm nimetlerinden yararlanmak istiyorum sağlığım elverdiğince. YAŞAŞIN YEMEK YEMEK!

Demet dedi ki...

sekerim 'nimet' kavramlarimiz farkli demek ki :)))
bir de saglik elden gidince cirpinmak cok fayda etmiyor, bastan biraz önlem almak lazim. Bunun yaslilik asamasi da var, fazla hizli gitme bence :)
Hem sen önce sigarayi birakabil bakiim! :)))

Kediko dedi ki...

Valla helal olsun Demeter...
Ben bu saydıklarının -kuruyemiş hariç-hiçbirini yemediğim gibi bütün o yasaklı abur ve de cuburları yiyiyorum... Hem de ne yemek...
Aferim sana, önünde saygı ile eğiliyorum. Ama arada sırada şöyle kaçamaklar yap yahu. Bu kadar disiplin de bozmaz mı bünyeyi?
İstanbula gelince benim kısırımdan yemeyecek misin?

Demet dedi ki...

dur dur zilifiko ben ayri bir yazi yazayim en iyisi :)
kisiiiirrrr!

Ebruli dedi ki...

Geçmiş olsun Demet. Bu laktoz duyarlılığı testine kandan mı bakılıyor?

Demet dedi ki...

Sagol Ebruli. Yok kandan bakilmiyor. En azindan bana öyle bakilmadi. 3 sabah boyunca test icin klinige gitmen gerekiyor ve her seferinde 12 saat öncesinden ac kaliyorsun su icmemek de dahil. Ve 3 sabah boyunca hastanede gecirdigin 3'er saatin her 15 dakikasinda bir gidip alkolmetre cihazina benzer bir alete üflemek suretiyle cikan sonuclari not ediyorsun. 3 gunun sonunda butuun degerler kontrol edilip laktoza karsi duyarligin var mi yok mu diye anliyorlar. Biraz zorlu bir maraton ama sonucta teshis konmasi cok iyi oluyor.