13 Haziran 2008 Cuma


Bir süre önce sevdiklerime mektup/kart yazip yollamaya karar vermistim. Basladim da...
Bazen mektup yaziyorum uzun uzun anlatiyorum, bazen kart yolluyorum aileme, arkadaslarima ve hatta bazi komsularimiza :)
Posta kutusundan fatura yerine mektup cikinca cok sevindirici oluyormus, tahmin edebiliyorum :)

Burada daha aliskin durumdayiz posta kutusundan özellikle kart cikmasina.
Mesela bir arkadasinizi ziyarete gittiniz ve onunla güzel bir gün gecirdiniz, tesekkür etmek icin bir kart yolluyorsunuz, sonra o da size ''aman canim ne demek, yine gelin'' demek icin kart yolluyor.
Eger dogumgünleri, evlilik yildönümleri vs. gibi zamanlarda yaninizda olamayacaksa esiniz dostunuz telefon acmanin haricinde yine kart gönderiyor.

Ben karsiligini beklemeden yolluyorum mektuplarimi. Cünkü PTT'nin simdiki durumu icler acisi, biliyorum. Ortalikta posta kutusu yok, pul otomatlari yok ve postanesi olan semtler/yerler belli.

Gecenlerde internet sitesinde posta kutularinin yeniden yerlestirilecegi ile ilgili bir haber okumus, hatta dizayn edilen secenekler arasindan oylama icin fikrimi de belirtmistim.
Bakalim ne zaman posta kutulari dayanip dösenecek ve bakalim ne zaman icine bomba konup da (uzak olsun!) yeniden ortaliktan kaldirilacaklar... Aah, ah!

Mektuplasmanin tek sIkIntILI yani, mektup karsi tarafin eline gectiginde haberlerin güncelligini yitirmis olmasi oluyor. Mesela sinavdan önce anneanneme mektup yolluyorum bana dua et anneannecim diyorum, mektup eline gectiginden sinav bitmis üzerinden birkac gün gecmis oluyor. Ya da mesela bugün icin heyecan duydugum bir konuyu paylastim diyelim, mektup karsi tarafin eline gectiginde üzerine bir bardak su icilmis oluyor.

Telefon gibi degil, hatta ona en yakin sey sayilan e-posta gibi bile degil. Bir zarf geciyor elinize üzerine adresinizin özene bezene yazildigi, otomattan degil postaneden alinmis tirtikli sirin mi sirin bir pulun yalanip yapistirildigi... Bir kenarinda pul, diger kenarinda gönderen ve adres bilgisi duruyor. Aman hic bir yerini incitmeyeyim diye eliniz titreyerek aciyorsunuz dikkatlice yirtmadan... Icinden sadece bir sayfa mektup degil, sanki onu gönderen cikiyor, kafasini uzatip 'ben geldiiim!' diyor.
Elinin degdigi sayfaya, el yazisina , kullandigi kalemin rengine bakiyorsunuz, nasil da uydurmus hepsini biribirine... Sanki kokusu geliyor cancagizinizin, sanki sesi geliyor taa oralardan... Sanki o kagidi gögsünüze bastirsaniz O'na sarilmis oluyorsunuz... Öyle güzel, öyle yakin ve yaninizda hissettiren bir sey iste...

Ama ne güzel sey mektup... Yazmasi bile... :)

5 yorum:

yaban dedi ki...

demetçim şu son cümlelerin çok hoş olmuş, mektubun içinden çıkmalar filan. :))
başkasına bile yazılsa o mektuplar ben her yazının biraz da kendimize yönelik olduğunu düşünürüm. Sanki beni bana anlatır gibi.. Keşke senin mektuplarından nasiplenen bir yakının olsaydım diyeceğim ama şikayet etmeye hakkım yok di mi.., ;)

bu arada müjde, şeytanın bacağını kırdım, senin geçen yazdığın blogger tiplemesine benzedim şimdi ama öyle valla.. benden ümidi kesmiştiniz değil mi, heh hee..

pek güzel olduğunu söyleyemeyeceğim ama, yazmanın aşkıyla birazcık afedersin kusar gibi bir yazı oldu.. :(

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

Demet benzer bir konuyu bir blogcu arkadaşım daha yazmıştı..bende coşmuştum okuyunca http://sozlerimigerialmam.blogspot.com/2008/02/send-me-postcard.html
okursan şayet şöyle yazmıştım bende arkadaşıma..
ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...
aman Allah'ım elin kızları sanata dökmüş işi..hem sanat yapmış hem gönül almış..ne kadar zaman oldu acaba özenle sadece benim için bir şeyler yapılmayalı acaba??
hani şu el kızları el oğulları ecnebiler o gün bu gün gibi günleri anlamlandıran kutlamalarında hep şahane bir kart alınması onu sevdikleri kutlama yapacakları insanların bir bir içine yazılar yazıp hediyeleriyle o gün takdim etmelerine hep özenmişimdir..(bendede vardır böyle bir kart)
Ayrıca ecnebilerin memleketlerindeki o kart standı hep beni şaşırtmıştır çokluğu ve farklılığı ve böyle bir sektörün hızlı iletişim çağında devamlılığına..
konuyu bloguma taşımayı uygun buluyor konu hırsızlığım için affını rica ediyorum..
diye yazmıştım aynı duygularımı yineliyorum kolaycı bir mesaj olacak benim için ;))

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

http://kiymetbozkurt70.blogspot.com/2008/02/sz-umu-yazi-kalmi.html
buda benim düşüncelerimdi bloguma taşıdığım..illa okutucam ya ondan ihi ;)

Demet dedi ki...

Yaban, yazini aksam nasil okudum bilseenn :) Yorum yazacagim sana orada anlatirim, cok ilginc, eglenceli, güzeldi :))

Kiymetcigim evet güzel ifade etmissin, ve sözlerimi geri almam da cok güzel bir dilekte bulunmus. O zaman bir harekete gecme durumu yaratilabilir, PTT ile baglantilar kurup tum sehirlere bol miktarda posta kutusu koydurulabilir, en azindan bu sürec hizlandirilabilir :)
Tekrar olmasi önemli degil, ben de bu yolla okumus oldum, sagol :)

nilly dedi ki...

Bende PTT'nin posta kutularina birkac hafta once oy kullanmistim. Hatta bende onunla ilgili bir yazi yazacaktim. Yorumlarda gordugum kadariyla herkesin aklindan gecmis bu konu. Ben postakodlarina bakiyordum. Bizim adreslerin ne kadar uzun ve karisik oldugunu dusunuyordum ki br aktim birde bunun yazilma adabini gostermisler. Bu konuyla ilgili yazarsam o kismida eklemeyi duunmustum.

Birde bu aralar sanki benimde posta kutuma her an oyle bir mektup gelebilirmis gibi hissediyorum ben..hatta bugun aklimdan neler gecmisti.. :)