26 Mayıs 2008 Pazartesi

Hafta sonu laktoz intoleransim olmasina ragmen cilekleri kremaya daldirip daldirip yemeninnn,



ve Altona'da bir sokak kahvesinde soya sütüyle yapilmis Latte Macchiato icmenin tadini cikardimmm, mmmmmm :))


Iste burada yasamanin hosuma giden yanlarindan biri daha: Vejetaryen/Vegan olmak, organik ürünler tüketmek istemek lüks degil ve de 'senin problemim, zevklerinden mahrum kal' denmiyor... Her yerde istedigim tarzda ürünleri bulabiliyorum. Ve sanki bunlar bana lûtfen sunulmus gibi tonla para da ödemiyorum.
Süt ve ürünlerini de biraktim diye cilegi kremaya batirip yemek zevkimden mahrum olmuyorum. Disari cikarken ''ben simdi artik latte macchiato'da mi icemeyecegim?'' diye soruyorum esime ama ilk girdigimiz kahvede soya sütüyle alternatifinin de yapildigini ögreniyorum.

Sonra kumsala atiyoruz kendimizi keyfime diyecek olmuyor :)

11 yorum:

yaban dedi ki...

süper, demet...

yaşadığın yeri sana sevdirecek pek çok küçük ama birikince büyük şeyler var aslında.. ben de tam tersine ormanı görmekten ağacı farketmiyorum bazen, sebepsiz seviyorum herhalde diyorum.

ayçobanı dedi ki...

Yasasin alternatifler, yasasin soya :))

Demet dedi ki...

Yaban sebepsiz sevmek de güzeldir bazen. Belki de bilirsin neden sevdigini de formüle etmek istemezsin kimbilir :)

Demet dedi ki...

Ayca valla öyle, yasasinn yani! Bugünlerde daha cok sevinemezdim hicbir seye :))

funda dedi ki...

senin adına sevindim evet alternatifleri bulmak güzel ama malesef türkiyede et yemiyorsanız bırakın tercihe saygı duymayı garip bile karşılanıyor bu tutumunuz...mantı canım bu nekadarcık kıyma var içinde diyenler... tavuk bu et sayılmaz canım diyenler... bir restorana gittiğinizde salata harici pek bişey bulamıyorsunuz... ama tabi ki baskılar beni yıldırmıyor :)

Gonca dedi ki...

Demetcim cidden kıymetini bil oralarin:)soya sutu bulmak zor bi de pahali.fundanin yazisina katiliyorum.bende yarı vejetaryen bir yasam suruyorum(pesko vejetaryen),deniz urunleri disinda et yemiyorum 3 senedir.tabi ne cevaplarla karsilastim inanamazsin!mesela kofte,hindi et degil, kiyma cnm ne alaka.salam, sucuk et degil sadece kahvaltilik..cok komik bir ulkeyiz yani:)

Demet dedi ki...

funda haklisin. ama fast food ürünler satan büyük markalar haric, yine de her gittigimiz yerde (eger vegan degilsek) kolaylikla yiyecek bir seyler bulabilecegimizi düsünüyorum. Hicbir sey yoksa dedigin gibi salata vardir. Daha özenli, güzel yemekleri ise evimizde kendimiz yaparak yeriz. ;)

Demet dedi ki...

Goncacim, gercekten haklisin, kiymet bilmem lazim. Ben soya sütüne sükrederken, krema da bulmus olmak ve hatta gittigim kahve'de sunduklari iceceklerin soya sütlü alternatiflerinin oldugunu anlamak beni cok mutlu etti.
Senin yorumu okuyunca aklima babam geldi, ''tamam kizim istemiyorsan et yeme, ama hic olmazsa balik ye'' :)))

Zamanla oturacak her sey. Vejetaryen beslenme tarzina uygun ürünleri ya da organik/ekolojik tarzda ürünleri satan dükkanlar az miktarda satabildikleri icin pahaliya satiyorlar. Bu bir döngü. Cok alinsa fiyati da ucuzlayacak diye düsünüyorum.

nilly dedi ki...

Burda da her gecen gun supermarketlerdeki organic bolumleri buyutuluyor. Dedigin gibi ragbet arttikca fiyatda dusecek. Daha cok yer ayirildigina gore daha cok ragbet var.

Birde Farmers Market'ler var. Belli gunlerde belli yerlerde aciliyor. Taze sebze, meyve aabiliyrosun. Bizim kucuk mahalle pazarlari gibi. Bir kurallari var o da yerli olmayan hic birsey o pazarda satilamiyor.

Tijen dedi ki...

Çok doğru Demet! Berlin'de gittiğim doğal ürün dükkanları pek hoştu. Pazarlar da. Tabii ekmeklerine de bayıldığımı söylemeliyim. Çok olmuştu Almanya'ya gitmeyeli.. Çok olmuş yani.

Demet dedi ki...

Nilly'cigim o dediklerinden sanirim burada da var, haftanin belli gününde bir sokakta tezgahlarini aciyorlar, ama emin degilim ciftliktan tezgaha olup olmadigina :)

Tijen, Hamburg'da da o tarz dükkanlardan sürüsüyle var. Orhan Veli'yi nasil güzel havalar mahvettiyse beni de buralarin ekmekleri mahvetti :)