19 Nisan 2008 Cumartesi

Esim ve ben flört dönemimizde cok özlem cektik, önce Berlin-Istanbul sonra Hamburg-Istanbul hattinda, özellikle sevdicegimin o dönem ömrü yollarda gecti diyebilirim. Evlendikten sonra da hemen kavusamadik. Almanya'ya gelebilmem icin 4 ay daha zaman gecmesi gerekti. 2007 senesinin Mayis ayi basinda yaptigimiz basvuru icin tam 2 ay bekledim. 2 ay sonra iznim geldiginde ögrendim ki az bile beklemisim. Ayrica sansim da varmis, benim vizem ciktiktan bir kac hafta sonra yeni göcmen yasasi yürürlüge girdi, ve bu memlekete geleceklere A1 seviyesinde almanca bilme mecburiyeti kondu. Isyerimde vizem geldikten sonra sonra bir ay daha calisacaktim ama sonuc birazcik daha farkli oldu ve bir ay da fazladan calistim. Böylece Eylul ayi basinda Almanya'ya ayak basabildim..

Diyecegim o ki, esimle sanal ortamdaki bir fikir platformunda kurulmus bir dostlukla baslayan, birbirimize samimice yüregimizi actigimiz bir sürecten sonra kanli canli görüsmeye baslamamizla birlikte kaderin garip cilvesiyle aska dönüsen beraberligimizde benim Almanya'ya gelisime kadar doyasiya yasanmis/tadi cikarilmis bir sürec olamadi. Iki günlük hafta sonu görüsmelerimizin yarisi aile ortaminda 'her birlikte' geciyor kalan zamanlarda da cihangir kafelerinin her bir sandalyesi masasi ezberleniyordu, her gece 1,5-2 saat süren telefonlasmalar, gün icinde onlarca sms...

Bizim festivalimiz aslinda benim buraya gelmem ve bizim tam anlamiyla kavusmamizla baslamis oldu. Hala doyabilmis degiliz birlikte zaman gecirmeye, evin icinde keyif catmaya...
Burada yapabilecegim her etkinligi erteledim/erteliyorum, bilerek isteyerek :)

Bunlari niye anlatiyorum?
Merkez kütüphaneyi ilk kez bugün gidip gördük. Geldim geleli bir konser, tiyatro, bale vs. izlemedik, müze/sergi gezmedik. Evlendigimiz zamandan kalan ve hala kullanma girisiminde bulunmadigimiz kültürel etkinlikler icin(konser, muzikal vs.) gutschein'larimiz (hediye ceki) bile var. Buraya gelirken tangoya devam etmeyi kafama koymus olmama ragmen, internetten bir kac dans okulu arastirmak haricinde bir girisimde bulunmadim. Canimiz istemedi :)

Böyle iste, garip bir durum... Bir yapboz'un parcalari gibi ic ice gecmis iki can olduk, bir arada vakit gecirme isteginin sonu gelmiyor, arada sirada görüstügümüz birkac kisi olmasa, asosyal iki tip olup cikacagiz yakinda :)

Ama yavas yavas disari acilmaya baslamak icin harekete geciyoruz artik. Verdigimiz arayi kapatiriz diyoruz, bu hafta nerede ne el ilani, brosur gorduysek topladik, kendimize güzel hafta sonu programlari yapacagiz.

Böyle iste, nerden cikti simdi demeyin, icimden geldi :)

5 yorum:

Lezzet Aşkı dedi ki...

Etkinlik her zaman bulunur, aşk zor! Tadını çıkarın, kıymetini bilin :)

yaban dedi ki...

ben kendimi asosyal bulurum..
ama senin ne demek istedigini pek guzel anladim. insan sanki ruh esini bulduguna inaninca artik baska bir seye ihtiyaci yokmus gibi hissediyor..

Demet dedi ki...

Hande dogru diyorsun, etkinlikler ruhu besleyen insana iyi hissettiren seyler ama her daim arayi kapatmak mümkün :)

Demet dedi ki...

Yaban'cigim aynen öyle ;) Bunu hayatimda ilk kez yasiyorum, saskinlikla deneyimliyorum...

B5 dedi ki...

Bu hikaye bana da tanidik, durumlar biraz daha farkli olsa da... : )